nufusu 250 milyona dayanan bir sanal guc
Nüfusu 250 Milyona Dayanan Bir Sanal Güç: Facebook
100 milyondu, 200 milyondu derken, şimdi de 250 milyonuncu üyeyi “ağına” katan Facebook, sosyal ağlar içindeki fenomen olma özelliğini giderek güçlendiriyor. Ocak 2009’da 150 milyon “nüfusa” sahipken, 5- 6 ay gibi bir sürede 100 milyon gibi inanılmaz bir üye sayısıyla nüfusunu katlayan site, reklam verenler için de yeni bir mecra olarak görülüyor.
Facebook, hedef kitle için filtre sunan reklam programını da duyurmuştu. Bunlar; üyelerin doğum tarihine, ülkelere ve bağlı olduğu yerlere göre (sayfa, grup etkinlik vb.) olmak üzere, 3 filtreden oluşuyor. Bu yeni özelliği ile Facebook, “hedeflenmiş reklam” ya da “hedeflenmiş izleyici” kavramlarının içini de iyice doldurmuş oluyor.
Açıkçası son zamanlarda “Facebook’un da tadı kalmadı be abi” tarzında düşüncelere kapılıyordum. Facebook Kariyer (Careers) bölümündeki videoları izleyince bu düşüncelerden hemen uzaklaştım. Bu videolarda Facebook çalışanlarının iş hayatını, iş ortamını ve işe dair pek çok şeyi bulabilirsiniz. Bunu da izleyince Facebook’un bitmediğini, uzun bir süre de bitmeyeceğini anlıyor insan.
250 milyon bir web sitesi için pek de azımsanmayacak bir sayı. Bu tarz siteler içinde sosyal ağ olma özelliğinin de en büyük kanıtı denebilir. Buna ek olarak bu kadar insanın sitede ortalama kalma süresini Nielsen Online, hazırladığı bir raporda* açıkladı. Haziran 2009’u kapsayan rapora göre, Google’da ortalama kullanım süresi kişi başına 2 saat 31 dakika 8 saniye. Facebook’ta ise bu süre kişi başına 4 saat 39 dakika ve 33 saniye. Bu ölçüm komşu şirketler için.
Fark neredeyse iki katı.
“Web markaları” arasında yapılan ölçümde de Facebook için sonuç yine aynıyken, Google’da kişi başına geçirilen süre 1 saat 48 dakika 58 saniye. İşte buradaki fark da 2 kattan biraz fazla. Google’da hızlıca arama yapıp, aradığımızı bulduktan hemen sonra siteden çıktığımızdan böyle bir sonuç çıkmış olabilir. Sonuçta Google bir arama motoru. “Al ve çık” mantığıyla çalışıyor hissi uyandırıyor. İnsanların “bütün gün” vakit geçirecekleri bir yer değil. Ama Google da inanılmaz hizmetler sunuyor. Gmail, Reader, Analytics vb. özellikleriyle Google da kendi alanında bir dev. Fakat Facebook’la kulvarları farklı. Bir nevi elma ve armut ilişkisi var gibi görünüyor.
Facebook’un şirket yapısını düşündüğümüzde, sadece online yayın yapan bir “web” markası/şirketi. Sermayesi facebook.com. Öyle gelişti ki, sanal bir güç haline geldi.
Kendini yenilemeye devam ettikçe, trend yaratıp, teknolojiye ve web’e yön verdikçe, çalışan bu genç kadrosu hiç yaşlanmadıkça Facebook, Facebook olarak kalır. Bize de “nüfusu şu kadar oldu, şu zamanda bu kadar büyüdü” haberlerini okumak kalır. Gelecek yıllar bize Facebook’un “ne hale” geldiğini gösterecek. Merakla bekliyoruz…
------------------------------------------
Telif Hakkı

Lisede başlayan reklamcı olma sevdam, beni ilef‘te Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde okumaya kadar getirdi. Daha okula gelmeden varlığından haberdar olduğum Reklam Atölyesi ile okulun ilk günü tanıştım. Birinci sınıfın birinci günü, hayatımın dönüm noktalarından bir diğeriydi. Reklam ve halkla ilişkiler alanında lisans eğitimimin 4 yılı boyunca pek çok kampanya, proje ve çalışmada yer aldım. 30 Kasım 2008′de resmen yayına başlayan Deneme Yazıları‘nın ve halen üzerinde çalıştığım markeme‘nin kurucusu oldum. Sosyal medyaya, pazarlamaya, reklama, film müziklerine, Fight Club’a, Manhattan’a, hep ayrı bir ilgi duydum. Bitmiş tükenmez kalemim için kalem toplamayı bırakmadım. (Kaleminizin her bitişinde beni hatırlayın.) Tek bildiğim şeyin hiçbir şey bilmediğim olduğunu; daha olmadığımı, hiçbir zaman da olmayacağımı; daima budala ve aç kalacağımı hep aklımda tuttum ve tutacağım. Şu an Ankara’da yer alan SVStudios reklam ajansında reklam yazarı olarak çalışıyorum.